istanbul dolmabahçe

islami hikayeler dini hikaye oku

Anasayfa | Kırk Hadis (40) Hadisler | Haber Ara | Sitene Ekle | RSS Kaynağı
 
 
Atatürk posterleriAtatürk BayraklarıAtatürk ve Bayrakharika bayrak resimleri tıklayın üstüne büyütün.

Arşivinizde bulunmalı kısa süre için kaynak :Marmarabayrak

Arama


Gelişmiş Arama

Hz. İsa yeryüzüne inecek mi ?

Hz. İsa yeryüzüne inecek mi ?

Kategori  Kategori : Merak ettikleriniz
Yorumlar  Yorum Sayısı : 1
Okunma  Okunma : 3224
Tarih  Tarih : 03 Ekim 2008 23:33

      Hz. İsa halen ölmemiştir, hayattadır. Ayetin ifadesiyle israiloğulları onu öldüremediler, asamadılar, ona benzer birisini çarmıha gerdiler. Kıyamet kopmadan önce de Hz. İs 'ya inanmyan kalmayacakır.

 
Hz. İsa'nın ahirzamanda yeryüzüne ineceğini Peygamberimizden öğreniyoruz.
  
" Ümmetimden bir cemaat kıyamet gününe kadar hakka yardımcı ve hizmetçi olarak devam edecektir. Sonunda Meryemoğlu İsa iner, Müslümanların emiri ona der: Gel, bize namaz kıldır. Hz. İsa der:
"Hayır, Allah'ın bu ümmete bir ikramı olarak, sizin bir kısmınız diğer kısmı üzerine emirlersiniz."
  
 Günümüz alimleri hadisleri yorumlarken derler ki: dünyayı saran dinsizlik akımı çok güçlü göründüğü bir zamanda, Hristiyanlık üçlü Tanrı inancından vazgeçecek, Allah'ın varlık ve birliğine dönecek, bütün hurafelerden kurtulacak ve İslamiyetle birleşecek. Bir bakıma, Hristiyanlık İslama dönüşecektir.
   
Gerçek Hristiyanlığın İslamiyete bağlanmasıyla hak din büyük bir güç elde edecektir.
  
Ayrıca Hz. İsa geldiği vakit, herkesin onun hakiki İsa olduğu bilmesi gerekmez.  Açıkça görünmeyecek ve belli olmayacaktır. ancak onun yakınları ve has dostları iman nuruyla onu tanıyacaktır.

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu habere toplam 1 yorum yazılmıştır.

Mustafa [ 31 Mayıs 2009 15:08 ]

Hiç bir peygamber geri gelmeyecektir. Peygamberlik, Kur’an’ın açık ifadesiyle bitmiştir. Hz. Muhammed ile noktalanmıştır. Kur’an’ın bu temel kabulünü çeşitli maskeler altında, çeşitli kaypak söylemlerle saf dışı etmek için çeşitli gayretler sergilenmiştir.

‘Biten nebiliktir, resullük bitmemiştir; resul gelebilir, bizim efendi de resuldür.’ diyerek yeni peygamberler türeten bedbahtlara rastlamışızdır. Onlarla uzun uzun mücadelelerimiz olmuştur. Anımsatalım ki, biz o mücadeleleri verirken bugünün ‘hızlı İsacılar’ı sessiz, sedasız keyiflerine bakıyorlardı. Bizim sakalsızlığımızı, bıyıksızlığımızı dillerine dolayarak bizi ‘sünnete aykırılık’la suçlayıp ‘sosyete hocası’ ilan ediyorlardı. Daha birkaç gün önce Ödemiş’te verdiğim bir konferansa çağrılanların bunlara mensup olanları, tertip heyetine şöyle söylemişlerdir: ‘Biz o sosyete hocasını dinlemeyiz...’

Bunlara sormak lazım: Sosyete dediğimiz insanların Allah’ı başka bir Allah mı? Yoksa sizin Tanrınız mı başka bir Tanrı?

Daha ilginci, bunların tarîkatinden olmayanların konuştukları yer neresi olursa olsun, dinleyenler toptan ‘sosyete’ oluveriyor. Dinleyenler ‘sosyete’, konuşanlar ‘sosyete hocası’ ... Ödemiş, Hasankale, Biga, Bayburt, Çaykara... fark etmiyor.

Ben, böyle bir zihniyeti tarihin ve halkın önünde nasıl adlandıracağımı bilemiyorum!

Sakal, bıyık yoksa ve hele Beniisrail uydurmalarına karşı iseniz, bunların lügatinde ‘sünnete aykırı’sınız.

Sünnete aykırılık ha! Şu yaptığınızın neye aykırılık olduğunu da söyler misiniz?

İSLAM’A İFTİRADIR

Hz. Muhammed’in son peygamber olduğu gerçeğini bulandırmak için bir yalan da Hz. İsa gibi muazzez bir peygamber kullanılarak sergilenmiştir. ‘Hz. İsa geri gelecektir’ deniliyor.

Biz de yıllardır şunu söylüyoruz:

Hz. İsa’nın tekrar geri gelceğini söylemeye kalkanlar Kur’an’a ve İslam’a iftira etmiş olurlar. Kur’an’da asla böyler bir şey yoktur. Bu iddia Hz. Peygamber’den sonraki zamanlarda İslam’ın içine sokulmuş ve bugün dünyanın her tarafında İslam’ı, devri tamamlanmış ilkel bir din olarak itham etmenin aracı halinde kullanılmaktadır.

İslam’a sokulan bu Pavlus hurafesini dillerine dolayan Hıristiyan misyonerler, açık veya örtülü biçimde diyorlar ki:

‘Sizin inancınızın içinde Hz. İsa’nın tekrar geleceğine ilişkin kabul var. Siz niye ‘Hz. Muhammed son peygamberdir’ diye ısrar ediyorsunuz? Hz. Muhammed de büyük ve önemli bir insandı. Geldi, İsa Mesih’in gelişine hazırlık olarak bir görev yaptı. Buna saygı duyuyoruz. Fakat bu hazırlama dönemi bitti. Şimdi esas kurtuluşu ve barışı getirecek olan Hz. İsa gelecektir. Bunu sizin dininiz, dini cemaatleriniz de söylüyor. Siz niye buna karşı çıkıyorsunuz? Nitekim dünyanın bugünkü manzarasına bakarsanız bunda şaşılacak bir şey yok. İşte bakın, devri bitmiş İslamiyeti ve Hz. Muhammed’i öne çıkarmada ısrar ettiğiniz içindir ki dünyaya İslam adına kan ve şiddet dışında hiçbir şey veremiyorsunuz. Hiçbir ilerlemede imzanız yok, hiçbir üretimde imzanız yok, hiçbir barışta imzanız yok. Olduğunuz her yerde kan huzursuzluk, şiddet ve kavga var.’

GAK-GUK EDİYORLAR

Söyle misiniz, misyonerlerin şu günlerde aralıksız tekrarladıkları şu sözlerle, anılan derginin söyledikleri aynı kapıya çıkmıyor mu? Yoksa yine, malum bahane ile kıvırma yoluna mı gidilecek: ‘Yanlış anlaşıldı, biz onu demek istemedik...’

Yani gak-guk, gak-guk... Bu gak-guk şarkısını yutacak birileri hâlâ var mı?...

Burada bir şeyi daha irdelemek lazım. Senelerce ‘nur’ ve ‘tenevvür’ diye velvele koparanlara bu ‘özel sayı’ münasebetiyle sormak gerekiyor.

Tenevvür mü, tanassur mu arkadaş?

Açık konuş. Tenevvürse, Hz. Muhammed tenevvüre muktedir değil mi?

Siz yıllarca, Hz. Muhammed için káinat onun hürmetine yaratıldı, o áhir zaman peygamberidir, varlığın efendisidir, insanın en mükemmel şeklini bulması onun sayesinde olacaktır diye konuşmadınız mı? Şimdi ne oldu da, Hz. Muhammed unutuldu, kilisenin tanıttığı İsa figürü son kurtarıcı olarak Müslümanların önüne çıkarılıyor? Anlaşılan o ki, bugün insanımız misyonerlerin çağırdığı tanassura çağrılır bir duruma getirilmiştir.

Anılan dergi kapağı bir tenevvür simgesi değil, bir tanassur simgesidir.

SONRADAN UYDURMA

Bu ‘özel sayı’yı esefle karşılıyorum. Kur’an’a ve İslam’a aykırı olduğunu söylüyorum. Tövbeyi gerektiren bir günah olduğu kanaatini taşıyorum. Ben bunun Anadolu’yu Hıristiyanlaştırma gayretlerine tarih içinde verilmiş en büyük desteklerden biri olduğunu düşünüyorum. Kınıyorum, protesto ediyorum. Müslümanların da akıllarını başlarına almalarını diliyorum.

Tam bu noktada şunu da söylemek gerekiyor: Hz. İsa’nın geri geleceğine ilişkin hadis diye öne çıkarılan sözlerin tümü sonradan uydurulmuştur. Kur’an, Hz. İsa konusuna çeşitli bağlamlarda sayfalarca yer vermiştir. Hz. İsa’nın tekrar geri gelmesi gibi konuda neden sessiz kalsın?

Kur’an herhangi bir peygamberin tekrar dünyaya geleceği şeklinde bir fikre asla onay vermez. Hz. Peygamberin de Kur’an’ın onay vermediği bir şeyi söylemesi mümkün değildir. Hz. Peygamber ‘Hz. İsa tekrar geri gelip dünyayı düzeltecektir’ deseydi kendi anlam ve önemini inkár etmiş olurdu. Nitekim bugün Hz. Muhammed’in son peygamber olduğunu kabul etmeyenlerin dayandıkları ve öne çıkardıkları en büyük söylem Hz. İsa’nın tekrar dünyaya geleceği uydurmasıdır. Bu söylem Kur’an’a ve Hz. Muhammed’e açık bir iftira, Müslümanlara açık bir kötülüktür.

Yorumların tamamını okumak için tıklayın.

Merak ettikleriniz

En Çok Okunan Haberler

Son hikayeler

YAZA HAZIR MISINIZ ?

BUNLAR LAZIM OLUR

   DİYET LİSTELERİ

   OTEL  ADRES  TELEFONLARI

 

 

© 2005-2006 Tüm Haklari Saklidir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

bayrak sponsoru:Bayrak 
tasarım ortaklarımız
 
temizlik şirketi    kene ilaçlama   evden eve nakliyat     evden eve nakliyat evden eve nakliyat    diyet listesi   bayrakçı  evden eve taşıma slayt  fethiye bayrak temizlik şirketleri  ilaçlama

  Web Stats site kuralları

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi